Beyin Sapı Tümörü

126/217
Beyin Sapı Anatomisi

Beyin Sapı Tümörü

Beyin sapı insanda çeşitli hayati fonksiyonları kontrol eden organdır. Bunların arasında kalp atışı, kan basıncı ve nefes alma sayılabilir. Beynin alt tarafında bulunur ve iki yarıküreyi ve omuriliği birbirine bağlar. Beyin sapı tümörü (İngilizce Brainstem Tumor,  Almanca Ponsgliom ) bu bölgede oluşan tümörlere verilen isimdir. Neredeyse sadece çocuklarda görülen bir tümör türüdür. Hastaların sadece 4te biri yirmi yaşın üstündedir. Ender görülen bir hastalıktır Amerika’da yılda 200-300 hasta bu hastalıkla teşhis edilmektedir. Hastaların ortalama yaşı 7-9 arasıdır.

Beyin sapı tümörü oldukça tehlikeli bir tümördür. Çünkü beyin sapı insandaki solunum ve kalp atışı gibi tüm hayati fonksiyonları düzenler. Buraya yapılacak herhangi bir hatalı müdahele hasta için ölümcül sonuçlara yol açabilir. Kol veya bacaklarda felç gören hastalar dahi yaşayabilirken, solunum veya kalp atışı duran hastayı yaşatmak yalnızca özel cihazlarla mümkün olur ve bu cihazlara bağlı olan hasta yavaş yavaş diğer hayati fonksiyonlarını da yitirir.

Beyin tümörlerinin her türü için ilk tedavi yöntemi ameliyattır. Ancak ameliyat beyin sapı tümörlerinde risklidir. Bu sebepten hastaya ilaçlı tedavi, radyoterapi, radyocerrahi gibi başka tedaviler uygulanabiliyorsa, ilk olarak tercih edilen bir tedavi değildir.

Beyin sapı tümörleri için son yıllarda açık ameliyata alternatif olarak yeni ameliyat teknikleri geliştirilmiştir. Bu teknikler tümörün yerine göre endoskopi yöntemi ile uygulanır. En yaygın olan yöntem burundan girilmek yöntemi ile yapılan ameliyattır. Bu yöntem ülkemizde son yıllarda başarı ile uygulanmaktadır.

Beyin Sapı Tümörü Belirtileri

Beyin sapı tümörüne sahip hastalar da şu belirtiler görülür:

  • Yüz kaslarının kontrolünün kaybı (düşük göz kapakları)
  • Çift görme
  • Başağrısı, (kusma ile hafifler)
  • Kusma ve bulantı
  • Yorgunluk ve halsizlik
  • Krizler
  • Denge sorunları

Belirtiler yavaş gelişir ve fark edilmesi aylar sürebilir.

Beyin Sapı Tümörü Teşhisi

Beyin sapı tümörleri MR ile teşhis edilir. Ameliyat veya biyopsi genelde uygulanmaz.

Beyin Sapı Tümörü Çeşitleri

Beyin sapı tümörleri 2 çeşide ayrılır:

  • Difüz iç pontin glioma (DIPG)
  • Fokal Beyin Sapı glioması.

DIPG hastalarında genelde denge problemleri ve sakarlık görülür, kol veya bacakta güçsüzlük, başağrısı ve kusma. Fokal beyin sapı gliomasında da benzer belirtiler görüler. Difüz beyin sapı tümörlerinde teşhis anında hastalar 6 ay veya daha az süredir bu belirtilere sahiptir. Fokal beyin sapı tümöründe ise 6 aydan uzun sürede belirtiler kendini gösterir.

Beyin Sapı Tümörü Tedavisi

Diğer tüm beyin tümörlerinin aksine beyin sapı tümörleri tedavisinde ameliyat tercih edilmez. Çünkü bu hastanın hayati fonksiyonlarına zarar verebilir. Genelde hastalara kemoterapi ve radyoterapi veya her ikisi aynı anda uygulanır.

Beyin sapı tümörleri oldukça nadir görülen tümörlerdir ve detaylı bir tedavi uygulanmasını gerekir. Difüz tümörlerde ameliyat kesinlikle tavsiye edilmez. Bu hastada beyin fonksiyonlarına, kol veya bacak hareketi kaybına, göz hareketi kaybına, yutkunma ve soluma kaybına, ve hatta bilinç kaybına yol açabilir.

Fokal tümörlerde ise tümör kısmen ameliyatla alınabilir. Bu hastanın uzun süre yaşamasını sağlar. Ameliyat sonrası kemoterapi ve radyoterapi uygulanır.

DIPG tümörlerinde GammaKnife veya Cyberknife uygulanamaz.

Kemoterapide çeşitli ilaçlar kullanılır. Bunların başında radyoterapiye karşı hassasiyet oluşturan ilaçlar gelir. Son yıllarda hastanın kendi kanından alınan örneklerle yapılan immunoterapi (aşı) yöntemi de başarıyla uygulanmaktadır. Kemik iliği nakli de tedavi sırasında başvurulan yöntemlerdendir. Hali hazırda çocuk tümörleri için geliştirilmiş yeni bazı ilaç klinik deneylerdedir. Hastalar arzu ederlerse bu deneylere gönüllü olarak katılabilirler.

Yeni yöntemlerden biri de beyin sapına doğrudan enjekte edilen ilaçlar ve ajanlardır. Bunlar hayvan testlerinde başarılı sonuçlar vermiştir. İnsanlarda ise sınırlı olarak uygulanmaya başlanmış ve iyi sonuçlar alınmıştır. Amerika’da ki Johns Hopkins Hastanesinden Dr. George I Jallo bu tedavinin öncülüğünü yapmaktadır.

Yine Amerika da Milli Kanser Enstitüsü NIH, hastanesinden doktor Russel R Lonser ve ekibi de MR kılavuzlu yerel ilaç tatbiki tedavisini geliştirmişlerdir. Bu şu an bu hastalığın tedavisinde gelinen en son noktadır. Özel bir enjektör yardımı ile ilaç MR gözetimi altında tümöre uygulanmaktadır. Böylelikle doğrudan ilaç tümöre enjekte edilmekte aynı zamanda MR kılavuzluğu sayesinde hastaya binlerce sinirin buluştuğu beyin kökünde herhangi bir hasar verilmesi riski çok düşürülmektedir.

John Hopkins Hastanesinden Dr. Kenneth J. Cohen çocuklarda görülen tümörler ve özellikle beyin sapı tümörü konusunda dünyadaki en büyük uzmanlardandır. Dr. Cohen yukarıda sayılan pek çok yöntemin geliştirilmesinde ve araştırılmasında büyük rol oynamıştır. Kendisinin yaptığı bir başka araştırmada hastadan alınan kök hücreleri ile yapılan tedavi yöntemidir. Bu tedavi yöntemi yan etkilerinin olmayışı ve hastaya bir zarar verme riski olmadığından gelecek vaadeden bir tedavidir. Dr. Cohen bazı hastalar üzerinde yaptığı denemelerde iyi sonuç aldığını bildirmiş ve araştırmacıları bu konu üzerinde çalışmaya teşvik etmiştir.

Son yıllarda bazı beyin sapı tümörlerine endoskopik cerrahi uygulamasına başlanmıştır ve ülkemizde de Türkiye genelinde başarılı uygulamaları vardır. Bununla ilgili bilgileri sitemizde bulabilirsiniz.

KAYNAKLAR

  • Brain Stem Gliomas in Childhood, Paul Graham FIsher, M.D., M.H.S. and Michelle Monje, M.D., Ph.D,10.02.2010, Childhood Brain Tumor Foundation, Germantown, Maryland
  • Treatment of diffuse intrinsic brainstem gliomas: failed approaches and future strategies.Frazier JL, Lee J, Thomale UW, Noggle JC, Cohen KJ, Jallo GI. J Neurosurg Pediatr. 2009 Apr;3(4):259-69. Review. http://thejns.org/doi/full/10.3171/2008.11.PEDS08281
  • Real-time image-guided direct convective perfusion of intrinsic brainstem lesions. Technical note. Lonser RR, Warren KE, Butman JA, Quezado Z, Robison RA, Walbridge S, Schiffman R, Merrill M, Walker ML, Park DM, Croteau D, Brady RO, Oldfield EH.
  • Is there a role for myeloablative chemotherapy with autologous hematopoietic cell rescue in the management of childhood high-grade astrocytomas? Massimino M, Cohen KJ, Finlay JL. Pediatr Blood Cancer. 2010 Apr;54(4):641-3. Review.

Arkadaşkarınla paylaş:

122c yorum:

Gönül Altınkapı2014/04/02 saat 21:39Cevapla

4 ay önce İzmir’de bir kulağım duymuyor diye gittiğim doktor MR istedi. 3.5 cm Akustik Norinom teşhisi ile acil ameliyata gönderdi. Beyin Sapında 3 ayrı sinire basan tümor büyük we riskli bir ameliyat içeriyordu. Kalıcı yüz felci riskini herkes önüme sürdü. Bu tümor erkeklerden çok bayanlarda görülen çok yawaş büyüyen 10 yıl gibi bir zaman da 3.5 cm ulaşmış bilgisini bizzat Prof. Gazi Yaşargil werdi. Çok risk taşıyan bu ameliyatı 49 yaşımda olmam sebebi ile acil önerdiler. Daha yaşlılarda ellenmeyebilirdi belki. Baş ağrılarım artmaya mide bulantılarım sürekli beni rahatsız etmeye başlar korkusuyla yaşamak mı bu riski göze almak arasında 1 ay gidip geldim. Ameliyat olmaktan wazgeçtiğim we moralimin bozuk olduğu dönemde bu ameliyatı Türkiye de 4 profösörün yapabildiğini öğrendim. Seçim yapmam istendi. Ben bir aile dostumun tawsiyesi üzerine Prof Uğur Türe yi istedim. İyi ki allah seçimimi Uğur Hocadan yapmamı sağlamış. Beyin konusunda böyle bir hastane böyle bir doktor, harika bir ekip, serwis hemşireleri böyle bir ilgi hiç bu yaşıma kadar görmedim. Bu yaşıma kadar 8 ameliyat geçirdim. Uğur Hocanın hastalara saygısını anlatamam. Tam bir beyefendi. Allah böyle doktorları başımızdan eksik etmesin. Bu kadar riskli bir ameliyatı 100 de 100 başarı sağlayarak sabırla gerçekleştiren bu ekibe allahtan sonra güwenebilirsiniz.

1 8 9 10

MENU