Jenerik ilaç DCA beyin tümörünü yok ediyor

278/372
Jenerik ilaç DCA beyin tümörünü yok ediyor

O, henüz 30 yaşında genç bir kadın. Ona teşhis koyan doktorlar 15 ay ömrü olduğunu söylediler. Çünkü onun beyninde çok agresif bir tümör var. O, “5 numaralı hasta”…

Doktorları ona Kanada Üniversitesi Hastanesinden Dr. Michelakis‘i görmesini tavsiye ettiler. Dr. Michelakis ve ekibi DCA (dikloroasetat) adlı bir ilaç üzerine araştırma yapıyor. Bu ilaç eskiden beri nadir bazı metabolik hastalıkların tedavisinde kullanılan jenerik (patentsiz) bir ilaç. İlaç, çare arayan umutsuz bir grup kanser hastası tarafından resmi olmayan yollarla deneniyordu. Alberta Üniversitesindeki ekip 2007 yılında, fareler üzerinde yaptıkları deneylerde bu ilacın aynı zamanda farelerdeki tümörleri küçültme yeteneğine sahip olduğunu keşfetti.

“5 numaralı hasta” bu ilacın resmi olarak denendiği ilk insanlardan. Ona standard tedavilerin (ameliyat, radyoterapi, kemoterapi) yanısıra DCA tedavisi uygulandı. 15 ay sonra beynindeki tümör tamamen yok oldu. Şu an onda tümöre ait hiç bir belirti yok. Onunla birlikte denemeye katılan diğer 4 hastadan 3’ünde ise tümör ilerlemesi durdu veya büyük ölçüde geriledi. Bir hasta ise tedaviye üç ay devam ettikten sonra öldü. Deneye katılan 5 hasta da ileri derecede GBM (Glioblastoma Multiforme) hastası idi.

Bu sonuçlar çok taze, henüz Mayıs ayının başında yayınlandı. Ancak bu sonuçlar, araştırmacıların ilacın çalışmalar bitmeden kullanılmaması hakkındaki uyarılarına rağmen, halen varolan gayrı resmi kullanımı ateşliyecek gibi görünüyor. DCA fenomeni internetin çaresiz hastalara yardım etmedeki gücünün bir göstergesi. Bu hastalar normal klinik yöntemleri es geçip internet sayesinde haberleşip kendi gayrı resmi klinik deneylerini yürütüyorlar.

Hastalara ilaç diye nişasta sattı

Bu aynı zamanda internet üzerinde çalışan dolandırıcıların da sayısının artmasına yol açıyor. 11 Mayıs 2010’da Edmonton da yaşayan 22 yaşındaki Hazım Gaber, Phoenix mahkemesinde şuçunu itiraf etti. Gaber, Amerika, Kanada ve dünyadaki çeşitli ülkelerde bulunan 65 kişiye DCA olduğunu iddia ettiği beyaz bir toz satmıştı. Sattığı beyaz toz mısır nişastasından fazla birşey de değildi.

Hastaların DCA için internete yönelmelerinin en büyük sebeplerinden biri, bu ilacın uzun süredir kullanımda olması ve patent süresinin dolmuş olması. Bu yüzden büyük ilaç firmalarından hiç biri bu ilacın araştırması için para harcamak istemiyor. Çünkü ilaç herhangi bir firma tarafından üretilebilir ve hatta maliyetine (cüzi miktarlar) satılabilir. Bunun yerine firmalar, patentlerini yalnız kendilerinin sahip oldukları ilaçları araştırmaya yöneliyorlar. Böylelikle diğer firmalar patent süresi dolana kadar bu ilacı üretemiyorlar.

Hal böyle olunca, Alberta Üniversitesinden araştırmacılar, özel kaynaklardan 200,000 dolar yardım topladılar. Bu da onlara ancak 5 hasta gibi küçük bir grup üzerinde klinik araştırma imkanı verdi. Fakat ilacın etkisine inanan Dr.Michelakis ve ekibi tümör ameliyatları sırasında hastalardan alınan tümörlere ameliyat odasında DCA enjekte ettiler. 49 hastadan alınan tümör örneğinin hepsinde sonuçlar laboratuarda fareler üzerinde yaptıkları deneylerle aynı idi. DCA insanlarda da tümörü yok ediyor!

Dr.Michelakis ve arkadaşları bunun önemli bir adım olduğunu ancak daha fazla çalışmaları gerektiğini söylüyorlar. Hastaları kendi başlarına bu ilacı kullanmamalarını tavsiye ediyor. İlacın başka ilaçlarla etkileşiminin henüz tam test edilmediğini ve başka ilaçlarla birlikte kullanımının çok kötü sonuçları olabileceğini söylüyor. Michelakis ve ekibi çalışmak için daha fazla finansmana ihtiyaçları olduğunu fakat ticari çekiciliği olmadığı için bunu ilaç firmalarından sağlayamadıklarını bildiriyor. Daha büyük bir klinik deney için şu an kaynak arayışı içindeler.

Hasta İfadeleri

Ancak bazı hastaların bu kadar vakti yok. Louisana’da yaşayan Jason için de durum böyle idi. Babası sigara içmeye 12 yaşında başlayan babası akciğer kanseriydi. İlerlemiş kansere sahip babası kemoterapiyi reddetmişti. Çünkü ona göre en fazla bir kaç ay daha yaşamak için bütün bunlara katlanmaya değmezdi. Jason babası için internet üzerinden bu ilacı ısmarladı. İlaç başlangıçta işe yarar gibi göründü ancak çok geçmeden babasının durumu ağırlaştı ve öldü. Jason, pişman olmadığını, babasının hayatını kurtarmak için elinden geleni yaptığını söylüyor.

Kendisine bağırsak kanseri teşhisi konan 45 yaşında 2 çocuk babası Tim ise şunları söylüyor:

Kasım 2007’de bağırsak kanseri teşhisi konuldu ve Aralık ayında opere edildi. Doktor 5 yıldan fazla yaşamam için %60 şansımın olduğunu söyledi ve beni 6 aylık kemoterapi uygulamasına soktu. Eylül 2008’de akciğerimde küçük yarım milimetrelik bir tümör görüldü. Doktor bekleyelip görelim dedi. Ocak 2009’da tümör 1 santimi geçmişti. Bu arada kemoterapiyi tamamlamıştım. Girdiğim internet forumlarında DCA adlı bir ilaçtan bahsedildiğini duydum. Şubat 2009’da bu ilacı kendi başıma almaya başladım. İlacı almaya başladıktan 60 gün sonra yapılan tomografi tümörün %50 küçüldüğünü gösteriyordu. Doktorlar ne yaptığımı sordular, çünkü kemoterapi bitmişti ve başka hiçbir tedavi görmüyordum. Onlara DCA aldığımı söyledim bunun o yüzden olabileceğini söyledim. Pek umursamadılar ve bana DCA kullanmayı bırakmamı söylediler ben de bıraktım. Tekrar kemoterapiye başladım. Eylül 2009’daki tomografim de tümörden iz yoktu! Şu an gayet sağlıklıyım ve bunun kemoterapiyle beraber aldığım DCA sayesinde olduğuna inaniyorum.

İlacı kullanımı hakkında ilacı kullanan hastalarda ilacın özellikle beyin tümörlerinde dikkatli kullanımı hakkında uyarıyor. Çünkü beyin tümörü hastalarında ilaç çay ve kahve gibi zararsız görünen maddelerle dahi etkileşebiliyor ve ölümcül sonuçlara yol açabiliyor.

Bu ilacın tümör ve kanserlerin yanısıra sarkoidoz hastalarında da olumlu sonuçlar verdiği bildiriliyor.

KAYNAKLAR

  • Generic drug shows promise for brain tumour treatment study shows, Anne McIlroy, Globe and Mail Science, Published on Wednesday, May. 12, 2010
  • Metabolic Modulation of Glioblastoma with Dichloroacetate, E. D. Michelakis, G. Sutendra, P. Dromparis1, L. Webster1, A. Haromy, E. Niven, C. Maguire, T.-L. Gammer, J. R. Mackey, D. Fulton, B. Abdulkarim, M. S. McMurtry and K. C. Petruk, Sci Transl Med 12 May 2010: Vol. 2, Issue 31, p. 31-34

.

Arkadaşkarınla paylaş:

20c yorum:

Ayşe Ergün2015/10/02 saat 17:40Cevapla

Herkese merhabalar ve acil şifalar diliyorum.
Dca ile ilgili bu sitede yazanlar 2011 tarihli gibi görünüyor.
Yakın zamanda kullanan, olumlu-olumsuz etkisini gören var mıdır acaba ?
02.10.2015

1 2 3

MENU