Himalaya Tuzu mucize mi?

69/195
Himalaya Tuzu mucize mi?

Himalaya tuzu bundan 10 yıl kadar önce tüm dünyada piyasaya cıkmış Pakistan kaynaklı kaya tuzlarına verilen ticari isimdir. Ulkemiz de dahil dünyanin heryerinde bol miktarda bulunan kaya tuzları, genellikle kristal halde rastlanan sodyum klorürden (sofra tuzu) oluşur. Ancak dogada bulunduklari haliyle rafine olmadıkları için içlerinde bazı yabancı minarelleri de barındırırlar. Bu yabanci minareller tuz rafinerilerinde kristal tuzdan ayristirilarak atilir ve geriye saf rafine sofra tuzu kalir. Kaya tuzundan ayristirilan diger mineraller atik olarak degerlendirilir.

İddialara göre Himalaya tuzu adı altında satılan tuzlar kristal halde bulunan Himalaya daglarindan gelen kaya tuzunun öğütülmesinden elde edilmiştir ve içinde sağlığa faydalı olduğu iddia edilen başka mineralleride içerir. Yani rafine edilmemiş, doğada bulundugu halde alınıp ögütulup toz haline getirilmis kaya tuzudur.

Himalaya tuzu adı verilen tuz aslinda Himalaya dağlarından degil Pakistan’da bulunan Khewra Tuz Madenlerinden çıkarılmaktadir. Burası Himalaya dağlarına 300 km uzaklıkta bulunur ve dünyanın en büyük ikinci tuz madenidir.

Almanya’da Kimyasal Analiz

2003 yılında Alman tüketici koruma ajansı “Bayerisches Landesamt für Gesundheit und Lebensmittelsicherheit” Almanya’da Himalaya tuzu adı ile satılan 15 farklı tuzu incelemis ve icinde genellikle eser miktarda bulunan toplam 10 kadar yabanci mineral tespit etmişlerdir. Incelenen tuzun %98lik kismi bildigimiz sofra tuzu olan sodyum klorurden olusmaktadir. Ajans bu tuzun da saticilarin iddia ettiklerin aksine piyasada bulunan tum diger sofra tuzlari ile ayni ozelliklere sahip oldugunu ve her tuz gibi yuksek tansiyon gibi etkilerinin oldugunu belirterek ve tuketicileri dikkatli olmalari konusunda uyarmistir.

Yine Almanya’da devlet televizyonu ZDF tarafindan 2006 yilinda ZDF-Magazin adli programda bu konu ele alinmis ve temin edilen Himalaya tuzlari Almanyanin saygin universitelerinden Clausthal Teknik Universitesi laboratuarlarinda inceletilmistir.

Incelemeye gore Himalaya tuzunun %97 gibi bir kismi bildigimiz sofra tuzundan olusmaktadir. Tuzun %2ye varan kismi ise dogada cok bulunan kirecten olusmaktadir. Geriye kalan %1 ise degisen miktarlarda diger minerallerden olusmaktadir.

Himalaya tuzu inceleyen TU Clausthal’dan mineroloji uzmani Micheal G. Siebemann sunlari soylemektedir:

Inceledigimiz bu tuz hic bir sekilde kimyasal yapi olarak dogada buldugumuz diger kaya tuzlarindan bir farklilik gostermemektedir. Bayagi mutfak tuzu ile karsilastirdigimizda ise tek farkin Himalaya tuzunun icinde kirlilik barindirmasidir.

Insan vucudunun tamami dogada sik bulunan toplam 30 kadar elementten olusur. Bunun disindaki tum elementler insan vucuduna yabancidir. Ozellikle kursun, civa, kadmiyum gibi pek cok mineral vucuda girdiginde zehirlenmelere yol acmaktadir.

Himalaya tuzunun reklamlarinda ise bu tuzun sağlığa sayısız faydası olan 84 mineral içerdiği belirtilmektedir.  Himalaya tuzunun geriye kalan %97lik kismi zaten fazla alindiginda sagliga zararli olan bildigimiz sofra tuzundan olusmaktadir.

Bu sebepten pazarlama amacli sitelerin vaadettikleri mucize etkilere karsi kuskuyla bakilmalidir. Vucudun ihtiyaci olan mineraller ve bunlarin günlük maksimum dozlari bilimadamlari tarafindan belirlenmistir. Eczanelerde mineral iceren guvenilir kosullarda uretilmis, dozajlari kontrollu pek cok destek urunu bulmak mumkundur. Sayet herhangi bir mineral eksikligi oldugunu dusunuyorsaniz basit bir kan testi ile bunu anlamak mumkundur. Bundan sonra ise istediginiz mineralleri kontrollu dozlarda ihtiyaciniz kadar alabilirsiniz.

Bizim gorusumuz Himalaya tuzu basit bir pazarlama olayidir. %97si bildigimiz sofra tuzundan olusan %3luk kismi ise miktarini ve turunu tam bilemedigimiz sagliga zararli olmasi muhtemel yabanci maddelerle “kirlenmis” bir tuzu mucize bir urunmus gibi gosterip sofra tuzunun yuzlerce kati fiyatina satmanin ise biraz da dolandiriciliga girdigini soylemek mumkun.

Kaya tuzlari konusunda genel son bir not olarak, kaya tuzlarinin insan sagligi icin gerekli olan ve hormon dengesini saglayan iyot yönünden oldukça fakir olduğunu belirtmek gerekir. Bu sebepten genelde mutfak tuzlarina uretimden sonra iyot katkisi yapilmaktadir. Deniz tuzunda ise dogal hali ile iyot bulunmaktadir. Iyotun bir onemi de radyoaktif zehirlenmelere karsi olan etkisidir. Bazi calismalar iyotun radyonekrozu sınırlama konusunda etkili bir madde oldugunu gostermektedir. 

Arkadaşkarınla paylaş:

40c yorum:

Cengiz2014/08/13 saat 12:19Cevapla

Fazla bir şey söylemeyeceğim, himalaya tuzunu tadın farkı anlayacaksınız, Allahın yarattığı gibi duran tuzla Allahın yarattığı mizanı bozanların tuzu bir olur mu.Eski kavimler iyi tuzun olduğu yerde medeniyet kurarlarmış, tuz ve su insan için en faydalı bileşenlerdir.Kimyasal arındırma özelliklerini bozuyor.Yüksek tansiyon ve düşük tansiyon problemlerimi düzeltti Allaha şükür.Bilim adına doktorların bana verdiği ilaçlar tansiyon dengemi bozmuştu.Bu bilim sistemi sömürü sistemidir.İsrail ve yahudi sermayesi sentetik ilaçlarla insanlığı zehirlemektedir.Bu makalelerde maalesef hizmet etmektedir.Doğal olandan korkmayın.Sentetik olan zehirdir.Bilim sömürü çarkıdır.Doktorların bir çoğu insana, hastaya göre ilaç vermez, hastalığa göre ilaç verirler, çünkü bilim dinleştirilmiştir.Her hastalığın herkeste aynı olacağı öngörüsü ile hareket ederler.Oysa hastalıklar herkeste aynı olmayabilir ve hastalar farklı tepkiler verebilirler.Hekimlik eskiden sanattı şimdi bilim oldu,

1 3 4 5

MENU