Alternatif Tedaviler: Gerson Tedavisi

189/376
Alternatif Tedaviler: Gerson Tedavisi

Gerson tedavisi Alman doktor Max Gerson (1881-1959) tarafından geliştirilmiş diyet tabanlı bir alternatif tedavi yöntemidir. Dr.Gerson geliştirdiği tedavinin kanseri ve pek çok kronik hastalığı iyileştirdiğini öne sürmüştür.

Gerson tedavi yöntemini 1953’te yayınladığı “A Cancer Therapy: Results of 50 Cases”  (Bir Kanser Tedavisi: 50 vakanın sonuçları) isimli kitapta anlatmıştır. Gerson’un kitabında yer alan iddialar Amerikan Kanser Vakfı, Amerikan Milli Kanser Ensititüsü, İngiliz Kanser Araştırma Vakfı, Memorial Sloan-Kettering Kanser Merkezi’nin de arasında bulunduğu pek çok kuruluş tarafından incelenmiş ve etkisiz ve tehlikeli olarak nitelendirilmiştir. 

Max Gerson migren hastasıydı ve 1900’lü yılların başında tıp fakültesinde okurken görüştüğü hocalarından migren hastalığının tedavisinin olmadığını öğrenmişti. Gerson migrene karşı çeşitli yöntemleri denerken migrenin modern beslenme (yıl 1901)  ‘atalarımızın’ beslendiğine yakın beslenerek düzelebileceği hipotezi üzerine yoğunlaştı. Atalarımızın doğada sadece mevsimsel olarak bulduğu çiğ sebze ve meyvelerle beslendiğini bu şekilde beslenmenin migrene yardım edebileceğini düşündü. Bir süre boyunca yalnızca ‘elma’ yiyerek beslenmeye başladı. Bu tür beslenmeye başladığında migrenin kaybolduğunu gördü.

Mezuniyetinden sonra bu tarz beslenmeyi kendisine gelen hastalar üzerinde ‘Gerson diyeti’ olarak bilinecek diyeti uygulamaya başladı ve iyi sonuçlar aldı. Ona migren için gelen hastalardan biri diyeti uyguladıktan sonra sahip olduğu cilt vereminin de kaybolduğunu söyledi. O zamanki bilgilere göre cilt veremi tedavi edilemez bir hastalıktı. Bunun üzerine bulabildiği cilt veremi hastalarına diyetini uygulamaya başladı. Gerson 1928 yılından itibaren tedavisini kanser hastalarına da uygulamaya başladı.

Gerson 1936 yılında Amerika’ya göç ederek Amerikan vatandaşlığına geçti. Gerson’un doktorluk lisansı iptal edilince Meksika’ya giderek burada  Gerson Tedavi Merkezini kurdu.  1959’da öldüğünde kızı Charlotte Gerson enstitünün başına geçti ve tedaviyi uygulamaya devam etti.

Gerson Tedavisi

Gerson tedavisi hastalıkların vücutta biriken bilinmeyen toksinler yüzünden oluştuğunu öngörmekte. Bu sebepten vejeteryen bir beslenme tarzı uygulanır ve hastalar saat başı organik sebze meyve suları ile beslenir. Orijinal protokol çiğ dana karaciğeri yenilmesini de öngörmekteydi. 1980 yılında 5i komalık 10 hastanın bu yüzden acile kaldırılması yüzünden protokolden çıkarıldı. Yapılan araştırmada hastalarda sığırlarda görülen  Campylobacter fetus adlı bakteri enfeksiyonuna rastlandı.

Gerson tedavisinin yüksek dozda sebze ve meyve suları tüketilmesinin yanısıra önemli bir parçası uygulanan lavmanlardır. Hastaların bağırsaklarında bulunan toksinlerden arındırılması için günde 2-3 kez kahve ile bağırsak lavmanı uygulanır.

Charlotte Gerson’a göre kanser hastalarında düşük mide asidi bulunmakta. Bu da hastaların iştahsız olmalarına sebep olmakta ve yeterince beslenmelerine engel olmakta. Sebze, meyve suları mide asidini artırarak hastanın iştahını açmakta. Bu suları saat başı tüketen bir hasta bitkilerin işe yaramaz liflerini tüketmek yerine asıl besleyici sularını almakta ve günde 10kg’ya yakın sebze ve meyveden alacağı besini sular ile almaktadır.

Gerson tedavisinin etkinliği kontrollü deneylerle kanıtlanmamıştır. Sonuçları test etmeye yönelik bağımsız deneylerde tedavi başarısız olmuştur.  1994’de Meksika’daki merkezde Gerson tedavisi gören 39 hasta takibe alınmış, sonucunda yalnızca 6 hastanın hayatta olduğu görülmüştür.
KAYNAKLAR

  • Vickers AJ, Cassileth BR (2008). “Living proof and the pseudoscience of alternative cancer treatments”. J Soc Integr Oncol 6 (1): 37–40. PMC 2630257. PMID 18302909.
  • Unproven methods of cancer management. Gerson method of treatment for cancer”. CA Cancer J Clin 23 (5): 314–7. 1973.
  • Gerson therapy, Cancer Research UK
  • Gerson Therapy: History”. National Cancer Institute. February 26, 2010
  • “Gerson Therapy”. American Cancer Society.
  • The Gerson Therapy, Gerson Institute

Arkadaşkarınla paylaş:

MENU