Antipsikotik ilaçlar beyin tümörünü tedavi edebilir

149/372
Antipsikotik ilaçlar beyin tümörünü tedavi edebilir

Kaliforniya Üniversitesinden bilimadamları antipsikotik ilaçların glioblastoma gibi agresif beyin tümörlerinde tümör öldürücü etkiye sahip olduğunu keşfetti. Antipsikotik ilaçlar şu an şizofreni, bipolar bozukluk gibi hastalıkların tedavisinde kullanılmakta. San Diego Tıp Fakültesi  Nöroşirürji bölümü başkan yardımcısı Dr. Clark C. Chen ve ekibinin yaptığı çalışma Oncotarget adlı tıp dergisinde bu hafta yayınlandı.

Tesadüfen buldular

Chen ve ekibi antipsikotik ilaçların beyin tümörü üzerindeki etkisini ShRNA adı verilen gen terapisi yöntemleri üzerinde çalışırken buldular.

Ekip çalışmasında glioblastoma türü tümörlerde rol oynayan genleri tespit edip bunları kendi ürettikleri ve bir virüse yükledikleri ShRNA adlı yapay genlerle susturmayı hedefliyordu.

“ShRNA gen işlevlerini araştırmada vazgeçilmez bir araç. Bunlar bir çeşit moleküler silgi gibi çalışırlar. Bunu kullanarak insan genomundaki her gene karşı bir ‘silgi’ tasarlayabilirsiniz. Geliştirilen shRNA bir virüse paketlenip kanser hücrelerine gönderilebilir. Eğer bir gen glioblastomanın üremesini kontrol ediyorsa ve shRNA genin fonskiyonunu silebilirse, o zaman kanserli hücre ya ölür ya da üremesini durdurur.”

Aynı genler rol oynuyor

ShRNA tedavisi için glioblastoma genlerini tespit etmeye çalışan Chen’i şaşırtan keşif ise glioblastoma hücrelerinin üremesi için gereken genlerin aynı zamanda dopamin algılamada da rol oynadığı idi.

Dopamin sinir hücreleri arasında iletişimi sağlayan küçük bir molekül. Parkinson hastalığı, ADHD, şizofreni gibi pek çok hastalığın dopamin sistemindeki bozukluklar sonucu olduğu biliniyor. Bu yüzden de bu hastalıkların tedavisi için dopamin bozukluklarına karşı pek çok ilaç geliştirilmiş durumda.

Antipsikotik ilaçlar tümörü durdurabilir mi?

Dr. Chen dopamin algılama ve gliobastoma üremesini kontrol eden genlerin ortak olduğunu keşfettikten sonra dopamin düzenleyen antipsikotik ilaçların glioblastomayı da durdurabileceğini düşündü ve bunu araştırmaya başladı.

Dopamin düzenleyen ilaçları tümör hücrelerinde ve tümörlü deneklere uyguladığında bu ilaçların gerçekten de tümörü öldürücü ve durdurucu ekisi olduğunu gördü.

Dr. Chen “Antipsikotik ilaçların glioblastomayı tedavi edici etkisi hiç beklemediğimiz bir buluş. Çalıştığımız genler üzerindeki incelemeyi tesadüfen biraz geniş tutmasaydık asla karşımıza çıkmayacaktı” diyor.

Buluşun hastalar için önemi

UC San Diego  Tıp Fakültesi Nöroşirürji bölümü başkanı Prof.Dr. Bob Carter “Bu keşif hastalar için iki açıdan önemi var:  Birincisi, bunlar halihazırda sağlık bakanlığı tarafından onaylı ilaçlar. Tek yapılacak olan bu ilaçların kullanım alanının glioblastoma tedavisini içine alacak şekilde genişletilmesi. Bu yüzden uzun yıllar sürecek bir klinik deney safhasına gerek yok. İkincisi bu ilaçların kan-beyin bariyerini geçip beyne ulaştığını zaten biliyoruz. Bu bariyer pek çok yeni ilacın beyne ulaşmasının önündeki en büyük engel” diyor.

Dr. Chen şu an bulgularını hastalar üzerinde uygulamak için UC San Diego Moores Kanser Merkezi Nöro-Onkoloji ekibi ile birlikte çalışıyor. (Hazırlayan: Nihat Karaoğlu)

Antipsikotik İlaçlar

Antipsikotik ilaçlar başta şizofreni olmak üzere psikoz adı verilen hastalıklarının tedavisinde kullanılan ilaçlardır. 1950’li yıllarda Klorpromazin’in psikozlarda etkisinin tesadüfen bulunmasıyla tedavide kullanılmaya başlanılmıştır. Daha sonra pek çok ilaç ortaya çıkmıştır. Bu ilaçların hepsi beyinde Dopamin alıcılarını bloke etmek suretiyle çalışırlar.

Bu ilaçların en çok görülen yan etkileri arasında uyuşukluk, sersemlik, başağrısı, anksiyete, kasılma ve titreme gibi hareket bozuklukları sayılabilir. Bu yan etkiler yüzünden bu ilaçlara başlayan pekçok hasta kısa süre sonra ilaçları kullanmaktan vazgeçmektedir.

İlaçların ani olarak kesilmesi de hastada bazı sorunlara yol açmaktadır. İlaçların kesilmesi durumunda bulantı, kusma, anksiyete, sinirlilik, saldırganlık, uykusuzluk gibi belirtiler görülmektedir.

Antipsikotik ilaçlar Tipik (eski nesil) ve Atipik (yeni nesil) olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Her iki grup arasında da etkinlik arasında bir fark olmadığı görülmüştür. Yan etkilerde genelde ortak olmakla beraber yeni nesil ilaçlarda kilo alma gibi bazı ek yan etkiler de gözlemlenmiştir.

Haloperidol

Yukarıda bahsedilen çalışmada Dr.Chen ve ekibi deneylerini insanlar üzerinden alınan tümör örneklerinde ve kobaylar üzerinde gerçekleştirdi. Ekip deneyleri sırasında Haloperidol adlı birinci nesil ilacı denekler üzerinde kullandı.

Haloperidol psikolojik vakalarda müdahele sırasında ilk kullanılan ilaçlardan biridir.  Dünya Sağlık Örgütü tarafından Önemli İlaçlar listesine alınmıştır.

ABD göçmen bürosu tarafından 2002-2008 yılları arasında göçmenleri sınırdışı ederken sakinleştirmek için standard olarak uygulanmıştır. Ancak açılan davalar yüzünden bu uygulamaya 2008 yılında son verilmiştir.

2005 ve 2008 yıllarında yapılan iki farklı çalışmada Halperidol’un uzun süre kullanımda beyin hacmini küçülttüğü görülmüştür. Bunun sebebinin astrosit ve oligodendroid hücrelerinin sayısında azalmaya bağlı olduğu bulunmuştur.

Hazırlayan: Nihat Karaoğlu

KAYNAKLAR:

 .

Arkadaşkarınla paylaş:

1 yorum:

sema lacin2015/03/12 saat 12:35Cevapla

Sayın Editör
Bilgilendirmeleriniz için teşekkürlerimi sunarken başımıza gelen bir ihmalin netcesini paylaşmak istedim.
On dört yıl bibolar bozukluk teşhisi ile kızıma Depakin krono verildi. Bir beyin emari istenmedi. Ilacin yan etkileridir diyerek belirtilerin varlığı üzerinde durulmadi. Israrimizla çektirilen emarda iş işten geçmişti artik. Yapacak fazlaca bir yol kalmamışti.
Depakin tümörün etkilerini baskilamis belki büyümesini yavaslatmisti. Ama great 3 olmadan farkedilseydi şimdi ölümle mücadele eden 35 yasinda ki güzel melegim hayatına Sağlıkla devam ediyor olacaktı.
Sayın araştırmaci bilim insanları bu deneyimi de arsivlerine alsınlar diye paylaştım.
Dilerim tez zamanda beyin tümörünu yok edecek ılaçin buluşu gerçekleşir. Yürekler yanmaz.
Saygı ve sevgilerimle.
Sema lacin

MENU