ASNO beyin tümörü hastalarına ümit verdi

113/373
ASNO beyin tümörü hastalarına ümit verdi

Bu yıl İstanbul’da düzenlenen dünyanın en önemli nöroonkoloji kongrelerinden olan ASNO 2014’ta 27 ülkeden önde gelen 500 kadar tıp ve biliminsanı beyin tümörleri konusunda yeni çalışmaları anlattılar.

Yeni görüntüleme tekniği

Toplantıya onur konuğu olarak katılan California Üniversitesi beyin cerrahi bölüm başkanı Prof. Dr. Susan Chang yeni geliştirdikleri bir MR görüntüleme tekniğini anlattı. Bu teknik sayesinde hangi tümörün ileride kötüye dönüşebileceği anlaşılabilmekte. Prof. Chang’ın sunduğu çalışma sonuçları kongredeki pek çok doktoru heyecanlandırdı. Çünkü bu sayede tümörü daha çok düşük derecede iken ve açıkça tüm hatları ile görmek mümkün olabiliyor. Teknik ayrıca tümörün hangi tür ilaca cevap verip vermeyeceğini önceden gösteriyor. Yani beyni açıp örnek alıp patoloji testi yapmadan tümörün genetik yapısını görüp hangi tedavi kullanılacağına karar verilebilmesinin önünü açıyor.

Bu görüntüleme hastaya verilen özel bir kimyasal madde sayesinde MR cihazı kullanılarak yapılıyor. Tüm MR makinalarında uygulanabiliyor. Ancak uygulamaya girmeden önce bu kimyasal maddenin hastada önceden bilinmeyen bir yan etki oluşturup oluşturmayacağı araştırılıyor. Eğer denenen hastalarda bir sorun görülmezse teknik kısa sürede tüm dünyada uygulamaya girecek.

İntraoperatif ultrason ucuz ve etkin

Acıbadem Üniversitesinden Prof. Dr. Necmettin Pamir de görüntüleme tekniklerinin önemine dikkat çekerek çoğu zaman bu tümörleri açıp gözle bakılmadığında ne kadar yayıldığını anlamak mümkün olmadığını belirtti. Ameliyat sırasında uyguladıkları görüntüleme teknikleri ile tümörlerin tamamen çıkarılabildiğini anlatan Prof Necmettin Pamir: “Düşük dereceli tümörlerde ameliyat intraoperatif MR ve intraoperatif Ultrason gibi yeni teknolojiler sayesinde yüksek başarıyla uygulanabilmekte.” dedi. İntraoperatif MR tekniğinin özel ameliyathane dizaynı gerektirdiğini söyleyen Pamir, geliştirdikleri dizayn ile masrafı düşürebildiklerini anlattı. Pamir, ultrason cihazının ameliyat sırasında kullanımının ameliyatın başarısını artırdığını bunun intraoperatif MR’a göre çok daha ucuz olduğunu ve kendine has bazı avantajlar sağladığını belirtti. Bu tekniği MR ile birlikte de kullanmak mümkün.

Beyin tümöründe gerçek zamanlı yapılmayan robotik ameliyatların beyindeki kaymalar yüzünden sorun çıkardığına da değindi.

Düşük dereceli tümörlerde Temodal uygulanmalı

Torino Üniversitesinden Prof.Riccardo Soffietti ise “Düşük dereceli beyin tümörlerinde ilk sıra tedavi olarak Temodal uygulaması tedavide başarılı sonuçlar veriyor. Temodal’in ilk sıra tedavisi olarak başarısı Radyoterapi ile kıyaslanabilecek düzeyde” dedi.

Soffietti’nin sunduğu en çarpıcı bulgulardan biri de Temodal’in ameliyat öncesi tedavi olarak kullanıldığında ameliyat sırasında tümörün daha fazla kısmı çıkarılabildiği.  Bunun sebebinin Temodal uygulanan tümörlerde saçaklanmanın önüne geçildiği ve tümör ilerlese dahi daha düzgün bir yapıya sahip olduğundan kenarlarının belirgin olarak sağlıklı dokudan ayrılabilmesi olduğunu belirtiyor.

1300 kanser ilacı deney aşamasında

Toplantıya katılan Royal Melburn Hastanesi tıbbi onkoloji bölümü başkanı Prof. Mark Rosenthall bir kanser ilacının geliştirilmesi ortalama 11 yıl aldığını ve 690 milyon dolara mal olduğunu belirtti. Rosenthall “2002 yılında 801 kanser ilacı I.Faz aşamasında 205 ilaç II.Fazda, 250 ilaç III.Fazda 78 ilaç IV.Faz aşamasındaydı” dedi. Araştırmaların durmadan sürdürüldüğünü bunlara her geçen gün yenilerinin eklendiğini belirten Rosenthall, bu ilaçların bu gün hastaların kullanımına sunulmaya başladığını söyledi.

Konuşma sırasında söz alan IBTA Genel Sekreteri Kathy Oliver klinik deneylerden hastalara neden daha fazla bahsedilmediğini sordu.

Buna cevap veren Prof Mark Rosenthall: “Klinik deneyler yerel olarak yapilmiyor. Bu deneylere katilmak icin hastalar Amerika’ya veya Ingiltere’ye gitmek zorundalar. Yerel deneylerde de eger deney baska hastanedeyse tavsiye edilmiyor. Hastaneler arasinda isbirligi gelistirilmeli.” dedi.

Klinik deneylerde tedavi seçimi en büyük sorun

Bu kadar çok çalışmanın yapıldığı bir dönemde klinik deneylerdeki tedavi seçiminin bir sorun olabileceğine dikkat çeken Japonya Kanser Araştırma Merkezi başkanı Prof. Koichi Ichimura : Peki biz standard tedavi disindaki klinik deneylerden bahsettigimizde hastalar farkli tedaviler arasinda nasil seçim yapacaklar? diye sordu.

Sorunun farkında olduğunu belirten Kathy Oliver: “Bu büyük bir sorun çünkü tıp eğitimi almamis bir hastanin farkli klinik deneyler hakkinda karar vermesi zor. Hastalarin bu tedaviler konusunda bilgilendirilmesi yapilabilecek ilk adim. Hastalarin belli bir egitimden gecirilmesi onemli. Bu konuda belki hastanenin ayiracagi klinik hemsireler yardim edebilir. Hasta ve yakinlari dernekleri olarak bizler ise bu yeni gelismeleri hastalara duyurma gorevini üstleniyoruz.” şeklinde konuştu.

Klinik deneye katılan hastalar daha iyi takip ediliyor

Prof. Mark Rosenthall beyin tümörü hastaları klinik deneyler için en uygun hasta gruplarından olduğunu söyledi. Yaptığımız araştırmaya göre klinik deneydeki hastalar normal tedavi gören hastalara göre daha iyi takip edilmekte ve tedavi başarısı daha fazla yüksek olmakta

Altuzan’a ait veriler tekrar gözden geçirmeli

Toplantının bir diğer çarpıcı konusu da beyin tümörlerinde kar-zarar tartışmalarının olduğu Altuzan idi. Heidelberg Üniversitesinden Dr. Wolfgang Wick, Altuzan’ın mevcut tedavilerden fazla bir avantajının olmadığı gerekçesi ile onay vermeyen Avrupa İlaç Ajansı’nın verilerdeki bazı detayları göz ardı etmiş olabileceğini söyledi.

Dr. Wolfgang Wick: Altuzan’in kısa vadede nüksü azaltigini goruyoruz ancak uzun vadede Temodal ve Radyoterapi alan hastalarla Altuzan ve Radyoterapi alan hastalar karsilastirildiginda buyuk bir fark gormuyoruz.

Epilepsi krizleri yaşam kalitesini düşüren baş etken

Haaglanden Tıp Merkezi Nöroonkoloji bölümünden Prof. Martin Taphoorn ise düşük dereceli tümörlerde hastalarda yaşam kalitesinin düşmesinin sebebinin epilepsi ilaçları ve radyoterapi olduğunu tespit ettiklerini anlattı. Radyoterapi sonrası yaşam kalitesi hızlı olarak düşmekte ancak bu düşmenin uzun vadede geçici olduğunu görüyoruz. Epilepsi krizleri yaşam kalitesini etkileyen en büyük etmenlerden.

Ameliyat sırasında doku analizi

Kongreye katılan dünyanın önde gelen nöroonkologlarından Prof. Peter Black beyin tümörü ameliyatı sırasında doku analizi yapabilen bir cihaz üzerinde çalıştıklarını anlattı. Lazer ile tümörün ısıtılarak yok edilmesi ameliyat sırasında tümörün görüntülenmesini sağlayan yeni taşınabilir bir cihazı anlatıyor.

GBM için nano parçaçıklı akıllı ilaç

Sandiego Üniversitesinden Dr. Frank Furnari araştırmalarında GBM tümörlerinin iki tür olarak karşılarına çıktığını söyledi. Bu tümörlerden birinci grubunun daha önce hiçbir tümör izi yokken ortaya çıkarken ikinci grubunun ise 5-10 yıl gibi bir zaman içinde düşük dereceli tümörlerden evrilerek oluşmuş olduğunu gördüklerini anlattı. Agresif tümörlerde EGFR ve PTEN adı verilen genlerdeki bozulmanın rol oynadığını belirten Furnari, bu bozuk genleri ilacı tümör hücrelerine bağlamak için kullanabileceklerini belirtti. Geliştirdikleri ilaç bu bozuk genleri tanıyarak onlara bağlanıyor ve kanserli hücreyi yok ediyor. EGFR genini tanıyıp bağlanan bu tür ilaçlardan biri de barsak kanserlerinde kullanılan Erbitux adlı ilaç. Furnari bu ilacı beyin tümörüne etkin bir şekilde yollayabilmek için PEG-IL isimli nanoparçacığa bindirdiklerini anlattı. Henüz resmi olarak açıklanmayan klinik deney sonuçlarına göre tedavi oldukça başarılı.

300’den fazla bilimsel makale ve bildiri

11-14 Eylül arası düzenlenen kongrede 80’den fazla konuşmacı söz alarak yaptıkları çalışmaları anlattı. Toplantıda yapılan çalışmalara ait 300’den fazla bilimsel makale ve bildiri yayınlandı. Bunları da elimizden geldiğince sitemiz aracılığı ile sizlere duyurmaya çalışacağız.

 

Arkadaşkarınla paylaş:

MENU