Muadil ilaç yazan doktoru öldürüyordu

52/373
Muadil ilaç yazan doktoru öldürüyordu

Kızgın hasta “Siz doktorlar bunu hak ediyorsunuz! Bak kapıda Samsun’daki doktorun resmine! Onun yerinde senin resmin olacak! Senin için acımız büyük diyecekler!” diyerek silahını  kendisine farklı isimde (muadil) ilaç yazan doktora doğrulttu. 

Yukarıdaki olayı bu sabah okudum, olayı yaşayan doktorumuz kendi kalemiyle anlatıyordu yaşadıklarını. Paranoyaya %2.5 gibi bir oranla karşılaşıldığını öğrendiğimden beri sitemize ve grubumuza gelen bazı mesajları daha iyi anlamaya başladım. Sanıyorum ülkemizde bu oran çok daha yüksek. Kalıtsal sebebi olduğunu düşünmesem de komplo teorileri ile büyüyoruz, beynimiz bunlarla dolu.

Kendimize ve başkasına zarar verecek davranışlar

Vikipedi’ye göre paranoyanın en önemli belirtileri şunlar:
1 – Kişinin, kuruntuları nedeniyle kendisine zarar verecek davranışlarda bulunması veya bulunma tehlikesinin olması,

2- Kişinin, kuruntuları nedeniyle başkalarına zarar verecek davranışlarda bulunması veya bulunma tehlikesinin olması.

Ve bunlara birebir şahit oluyoruz. Örneğin ilaç firmaları büyük bir komplonun parçası, bizden kar ediyorlar (!), doktorlar bizden kar ediyorlar (!). Bu yüzden tedaviye şüphe ile bakan ve öbür türlü kendilerinden binlerce lira kar eden bitkicileri hiç sorgulamadan kucaklayan insanlar var. Kuruntuları yüzünden kendilerine zarar verecek davranışlar gösteriyor: ve tedavi olabilecekleri halde, kendilerini tedaviden mahrum bırakıyorlar veya akla mantığa sığmayan yöntemlere başvuruyorlar.

Kuruntuları yüzünden başkalarına zarar verenler de var. Bunlar birebir propaganda yapıyor ve insanları tedavilerinden vazgeçirmeye çalışıyor. Bir ötesi ise eline silah almak. Bu sabah şu haberi okudum, kuruntuların beynimize pompalanan komplo teorilerinin bizleri ne hale getirdiğini gözler önüne seriyor:

Bugün polikliniğe gelen bir hasta glukoz ölçüm çubuğu, klopidogrel raporu gösterip ilaçlarını yazmamı istedi.

İlaçlarını yazıp gönderdim. 1 saat sonra geri geldi. Yanlış ilaç yazdığımı belirtip benimle tartıştı. Durumu izah etmeye çalıştım ama nafile! Israrla ilaç firması ile anlaştığımı, bu nedenle ilaçlarını değiştirdiğimi soyledi. Baktım anlamıyor, “Amca beni bakanlığa şikayet et.” deyip odadan ayrıldım. Diğer doktor arkadaşın odasına geçtim. Oraya da gelip aynı tavrı sürdürdü. Doktor arkadaşlar durumu anlatıp amcayı dışarı götürdüler. Amcamız giderken bu akşam, yarın, bayramdan sonra yine geleceğini bana cezamı vereceğini söyledi.

Dürüst adammış! Sen eve git tabancayı kap gel! Yarım saat sonra polikliniğe girdi. Allah’tan hizmetli personel de peşi sıra girdi! Önce nasihatler tehditler!

“Siz doktorlar bunu hak ediyorsunuz! Bak kapıda Samsun’daki doktorun resmine! Onun yerinde senin resmin olacak! Senin için acımız büyük diyecekler!” deyip çekti silahı doldur boşalt yapıp bana doğrulttu! “Vurayım mı seni?” diye medenice sordu! Bendeki cevap “Yapma amca gençliğine yazık.”

Hayatım bir film gibi geçmedi önümden, oruçlu idim, okuduğum hatim bitmemişti, okurdu kardeşlerim, ama daha 4 aylık Esma sultanım geldi gözümün önüne… Bir de 3 yaşındaki Zeynep ile 12 yaşındaki Alperen! Neyse ki hizmetli personel benden çok yalvardı da silahı beline koyup gitti.

Evet ya vursa idi beni! On-call yerine im-dc strip, karum yerine plavix yazmamdı sebebi!

NOT: Hekimin yazdığı ilaçlarda yanlışlık olmayıp sadece kutu isimlerinin farklı olduğunu yazılan ilaçların aynı işe yarayan birebir muadil ilaçlardır

Haber: http://doktorlarsitesi.net/2015/07/15/yanlis-ilac-yazmak-yuzunden-alninin-catisina-silah-dayanmak/

Arkadaşkarınla paylaş:

MENU