Beyin tümörü tedavisinde Methadon

Methadon, tıpta ağrı kesici olarak veya uyuşturucu bağımlılığı tedavisinde kullanılan yapay bir ilaçtır. Methadon etki olarak morfine benzer ancak bağımlılık yapma etkisi morfinden azdır. Bu yüzden bağımlılık tedavisinde morfin yerine ilaç olarak verilir.

Methadon güçlü ağrı kesici etkisi yüzünden ağırlaşan kanser vakalarında da hastaları rahatlatmak için kullanılmaktadır.
Ancak Almanya Ulm Üniversitesi Hastanesi’nden onkolog Dr.Claudia Friesen, Methadonun kanseri tedavi edici etkisi olduğunu düşünüyor.

Methadon ile kanser tedavisi

Friesen, methadon kullanan 100’ü terminal hasta olmak üzere toplam 750 kadar hastanın bu ilaçtan fayda gördüğünü tespit etti. Konuştuğu bazı hastalar methadonun tümörlerini küçülttüğünü veya metastazı yokettiğini anlatıyordu.

Friesen 2007 Eylül ayında methadonun kansere etkisi üzerinde çalışmaya başladı. İlk olarak lösemi hücreleri üzerinde denedi ve metadonun bu hücreleri öldürdüğünü gördü. Dahası methadon sağlıklı kan hücrelerine karşı herhangi bir toksik etki yapmıyordu.

Etki mekanizması

Friesen ve ekibi methadonun kanser hücrelerindeki opioid algılayıcılarına bağlanarak G-proteini adı verilen proteinlerin aktifleşmesine yol açıyor. Bu proteinler adenilat siklaz enziminin üretilmesine engelliyor, bu da siklik adenozin monofosfat (cAMP) adlı proteinin üretimini azaltıyor. Bu ise kanser ilaçlarının etkinliğini artırıyor.

Opioid algılayıcılar beyin, omurilik gibi dokularda bulunmakta, ağrı, duygular ve sosyal davranışı düzenlemekte rol oynamakta.

Kanser hücrelerinin yüzeylerinde de sağlıklı hücrelere göre çok sayıda opioid algılayıcı bulunduğu biliniyor. Bu algılayıcılara bağlanan methadon tek başına bu hücreleri ölüme sürükleyebiliyor.

İlk kanıtlar ve eleştiriler

Friesen, çalışmalarının sonuçlarını 2008 yılında yayınladığında büyük tartışmalara yol açtı. Friesen metadonun pankreas, prostat, meme, yumurtalık kanseri gibi kanserlerde tedavi amaçlı kullanılabileceğini öne sürdü.

Araştırmalarını derinleştiren Friesen, 2015 yılında sadece metadon kullanarak tümörleri küçülen 6 beyin tümörü hastası tespit etti. Bu kanıt onun metadonun kanser tedavisinde kullanılabileceği yönündeki görüşlerini sağlamlaştırdı ve çeşitli yayınlarda bu fikrini dile getirdi.

Ancak Friesen’in görüşleri bilim ve tıp dünyasında eleştirilere hedef oldu. Ortada etkinlik ve güvenliğe dair herhangi bir kontrollü deney olmadan böyle bir tedavinin hastalara mucize olarak sunulmaması gerektiği dile getirildi. Yasal olarak uyuşturucu sınıfında olan methadonun popülerleştirilmesi tehlikesi de endişeler arasındaydı.

Aldığı tepkilerden yılmayan Friesen 2015 yılı sonunda klinik deney için finans bulmayı başardı.

Klinik deneylerin sonuçları

Friesen’in faz I ve II klinik deney sonuçları ise Mart 2017’de Anticancer Research adlı tıp dergisinde yayınlandı.

Onüçü GBM olmak üzere toplam 27 beyin tümörü hastası üzerinde yapılan deneyde hastalara %1 lik metadon çözeltisi verildi. Hastalar günlük 2.5mg ile başlayarak her 3-5 günde bir adım adım doz artırılarak günlük 20-35mg’a çıkıldı ve hastalardaki yan etkiler gözlendi.

Tedavi başlangıcında hastaların 12sinde doza bağlı olarak bulantı, kusma, anksiyete, yorgunluk, terleme ve kan değerlerinde düşme görüldü. Hastalarda enzim üreten epilepsi ilaçları (carbamazepin, valproik asit, fenitoin vb) enzim üretmeyen ilaçlara geçildi (levetirasetam, lamotrigine, lacosamide). Başta yan etki gören hastalardan 8inde yan etkiler tedavi başlangıcından 1 ay kadar sonra tamamen kayboldu. Tedavi sırasında hastaların 15inde bulantı engelleyici ilaçlar kullanıldı.

GBM’e karşı etkili

GBM hastalarından 6sı ilk teşhis 7si ise nüks durumunda idi. Bu hastalardan 12sinde metadon, Temodal ile birlikte uygulandı. Hastalardan 7sinde (Temodale direnç olarak değerlendirilen) MGMT metilasyonu bulunmaktaydı.

Buna ek olarak nüks görülen hastalarda Lomustin, Prokarbazin, Altuzan gibi çeşitli tedaviler de birlikte uygulanmaktaydı.

Sonuç olarak metadonun diğer kemoterapi ilaçları ile birlikte fazla yan etki olmadan güvenli olarak kullanılabileceği ispatlanmış oldu.

Kemoterapi ile birlikte metadon kullanılan hastalarda iyileşme oranı sadece kemoterapi alan hastalara göre %21 daha fazla olarak gerçekleşti.

Kemoterapiye dirençli tümörlerde başarılı

Ancak asıl çarpıcı sonuç Kemoterapiye direnç gösteren hastalarda görüldü. Metadon kullanılan hastalarda 6 aylık nükssüz sağkalım oranı %80 olarak gerçekleşirken, diğer hastalarda bu oran %40 olarak gerçekleşti. Bu da metadonun kemoterapiye direnç gösteren hastalar için önemli bir tedavi olması demek.

Yasal durum

Dünyada ağrı kesici ve bağımlılık tedavisinde yaygın olarak kullanılan methadon 2004 yılına kadar ülkemizde tıbbi kullanım dahil her türlü kullanım için yasaktı. Ancak 2004 yılında yapılan düzenleme ile bu ilacın madde bağımlılığı tedavisinde kullanımına izin verildi. Halen kırmızı reçete ile satılmaktadır.

KAYNAKLAR:

  • Safety and Tolerance of D,L-Methadone in Combination with Chemotherapy in Patients with Glioma,Julia Onken, Claudia Friesen, PETER VAJKOCZY, Martin Misch, Mar 2017, Anticancer research
  • Methadone for cancer treatment? Clinical trials are needed to prove the effectiveness of this opioid, 26-Apr-2016, Walter Pytlik

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir